
Desteklemek için: http://imza.nefretme.org/

Desteklemek için: http://imza.nefretme.org/

28 Aralık 2011 günü, Türk Hava Kuvvetleri’ne bağlı savaş uçakları, 34 sivil yurttaşı bombardıman sonucu öldürdü. Bu son derece vahim ve önemli olay, yaklaşık 10 saat boyunca Türkiye medyasında yer almadı. İlk haberler iddia boyutuyla, sonrasında da Genelkurmay’ın açıklaması üzerinden verildi. Çin, Rusya, İngiltere, Fransa ve ABD’nin pek çok yayın organı ise yaşananları birkaç saat içinde duyurdu.
Uludere Katliamı, sosyal sorunları çözmek için şiddet politikalarında gösterilen ısrarın, bizzat şiddeti körüklediğini; toplumsal barış umutlarını gerilettiğini göstermektedir. Kamu yetkilileri, siyasiler ve basın olay gerçekleştikten sonra da, basın ve ifade özgürlüğü, bilgi edinme hakkı konusunda endişe verici tavır sergilediler. İnsanı değil, devleti koruma teamülünü bir kez daha somutlaştıran bu tavrın, katliamın etkin soruşturma ve adil yargılanma aşamalarında görülmemesi gerekiyor.
İnsan Hakları Derneği, MAZLUMDER ve Türk Tabipleri Birliği’nin 3 Ocak 2012′de katliamla ilgili yayımladığı rapora ulaşmak için tıklayınız.
Uluslararası Af Örgütü açıklamasına buradan erişebilirsiniz.
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın demecini izlemek için tıklayınız.
Ana muhalefet partisi CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nın açıklamasına buradan erişebilirsiniz.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklaması için tıklayınız.
BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak’ın TBMM’de yaptığı konuşmayı buradan izleyebilirsiniz.
http://bianet.org/bianet/insan-haklari/135101-uludere-dunya-basininda
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalYazar&ArticleID=1074380&CategoryID=98

Türkiye’de faaliyet yürüten pek çok insan hakları derneği ve mağdur grupları temsil eden sivil toplum örgütü, nefret suçlarına ilişkin yasal düzenlemelere olan ivedi gereksinimi Meclis ve kamuoyu gündemine getirmek üzere Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu’nu* oluşturdu. Genişlemeye devam eden Platform, kuruluşunu 26 Ocak 2012 tarihinde İstanbul’da bir basın toplantısı ile duyurdu. Platformun hukuk çalışma grubunun kolaylaştırıcılığında, ilgili tüm paydaşlardan görüş alınarak, Meclis’e önermek üzere nefret suçları yasa teklifi hazırlanacak. Kampanya süresince Meclis, siyasi partiler, bakanlıklar ve medya mensupları ile yoğun görüşmeler gerçekleştirilecek. Bununla birlikte, gönüllüler ve aktivistler, çeşitli etkinlikler gerçekleştirecekler. Üniversitelerde söyleşiler, şenliklere katılım, sokak eylemleri ve imza toplama amaçlananlardan bazıları. Nefret Suçları Yasası İstiyorum çağrı metnine, imza.nefretme.org adresinden de çevrimiçi imza verilebiliyor.
* 3H Hareketi, Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Kültür Dernekleri, Amargi Kadın Akademisi, Beyaz Güvercinler Girişimi, Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği, Demokrasi için Çerkez Girişimi, Dersim Ermenileri İnanç ve Sosyal Yardımlaşma Derneği, Dersimnews.com, Dikmen Deresi Kentsel Dönüşüm Mağdurları Dayanışma Derneği, Düşünce Suçuna Karşı Girişim, Edirne Roman Kültürünü Araştırma Derneği, Ekolojik Anayasa Girişimi, Engelliler.Biz, Gençlik Gündemi Derneği, Genç Siviller, Hasta ve Hasta Yakını Hakları Derneği (HAYAD), Hrant Dink Vakfı, Helsinki Yurttaşlar Derneği, Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe, İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları Gündemi Derneği, İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı, İstanbul LGBTT Dayanışma Derneği, İstanbul Protestan Kiliseler Vakfı, Kadın Yazarlar Derneği, Kafkasya Forumu, Kaos GL Derneği, Lambdaİstanbul LGBTT Dayanışma Derneği, LGBTT Aileleri İstanbul Grubu (LİSTAG), Midyat Süryani Kültür Derneği, Mültecilerle Dayanışma Derneği, Özürlüler Vakfı, Pembe Hayat LGBTT Derneği, Pozitif Yaşam Derneği, Protestan Kiliseler Derneği, Roman Gençlik Derneği, Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişimi, Savunma Avukatları Derneği, Siyah Pembe Üçgen LGBTT Dayanışma Derneği, Sosyal Değişim Derneği, Sosyal Demokrasi Vakfı, Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği(SPOD), Süryaniler.com, Toplum Gönüllüleri Vakfı, Toplumsal İnisiyatifi Oluşturma Derneği, Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Emekçileri Sendikası İstanbul 1, 2, 3, 4 ve 5 No’lu Şubeler (TÜMBEL-SEN), Toplumsal Olayları Araştırma ve Yüzleşme Derneği, Türkiye Sakatlar Derneği, Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi
http://www.cnnturk.com/2012/guncel/01/27/sen.de.baskasin.nefretme/646630.0/index.html
http://www.haberler.com/sen-de-baskasin-nefretme-3305020-haberi/
http://cadde.milliyet.com.tr/2012/02/17/YazarDetay/1495217/sen-de-baskasin-nefretme-
http://t24.com.tr/haber/nefret-suclari-yasa-platformu-sen-de-baskasin-nefretme/194144

Mersin İl Genel Meclisi, cemevlerini ibadet merkezi olarak tanımlayarak, bu mekanların bazı giderlerinin İl Özel İdaresi bütçesinden karşılanmasına karar verdi. Alevi Kültür Dernekleri Mersin Şubesi, geçtiğimiz Ekim ayında İl Özel İdaresi’ne dilekçe vermişti. Cemevinin genel giderlerinin üye aidatları ve bağışlarla karşılanmasında güçlük çekildiğini belirterek, bu giderlerin İdare bütçesinden karşılanmasını talep etmişti. İl Genel Meclisi’nin kararının Mersin valisi tarafından onaylanması gerekiyor.
Laiklik ya da sekülerleşme, din ve devlet işlerinin bağımsızlaşarak sivilleşmesi anlamına geliyor. Laik kamu yönetiminin ülkedeki tüm inanç gruplarına eşit mesafede durması ve herhangi birine diğerinden farklı imtiyazlar tanımaması bekleniyor. Bununla birlikte, ideolojik olmayan, taraf tutmayan devletin, nerelerin ibadethane olduğunu belirlerken, bizzat o mekanların kullanıcılarının beyan ve taleplerini esas almalıdır. Cemevlerine dönük bu statü kararı umut vericidir; ancak kamu iradesinin dini mekanlara sağladığı ekonomik ayrıcalık, ayrı bir tartışma konusu olmayı sürdürüyor.
http://www.alevihaberajansi.com/index.php?option=com_content&task=view&id=12141&Itemid=9
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/19610951.asp

İzmirli Roman topluluğunun yaşadığı semtlerden Ege Mahallesi’nde kentsel dönüşüm meselesinde mahalle halkının taleplerini yansıtmak amacıyla kurulan Ege Mahallesi Kent Sorunları, Kültür ve Yardımlaşma Derneği çalışmalarına başladı. Dernek, Büyükşehir ile Konak belediyelerinin “yerinde kentsel dönüşüm” sözlerini tutmalarını ve kısa sürede uygulamaya başlanmasını talep ediyor. Yerleşik toplumun aydınlatılmış onamı olmadan ya da onların dezavantajına gerçekleşen kentsel dönüşümler, çeşitli hak ihlallerine neden oldukları gerekçesi ile eleştiriliyor.
Zaman zaman, yerinde değil, yerinden etmeye (zorla tahliye) dönüşen müdahaleler sonrasında dağıtılan semt sakinleri uzun seneler boyunca ekonomik ve sosyal zorluklar çekiyorlar; onlar için tahsis edilen yeni alanlarda kültürlerini yaşayamıyorlar.
Ege Mahallesi’nde yaklaşık 1000 hane bulunuyor ve 8 bin civarında kişi yaşıyor.
http://www.cingeneyiz.org/ege.html

Futbol’da ırkçılık tartışmaları iyice alevlenen İngiltere’nin futbol takımlarından Liverpool yönetimi, ırkçı söylemde bulunan taraftarlara “ömür boyu maç izlememe” cezası vereceklerini açıkladı. Açıklama, bir taraftarın, Oldham Athletic ile yapılan maç sırasında ırkçı söylemlerde bulunduğu iddiası üzerine polisçe gözaltına alınmasından sonra yapıldı. Zanlının da içinde bulunduğu taraftar grubunun, Oldham Athletic oyuncusu Adeyemi’yi, sözlü tacizle birlikte, Manchester’lı futbolcu Evra’ya ırkçı hakareti nedeniyle ceza alan Liverpool’lu Suarez’in resminin yer aldığı tişörtlerle de tahrik ettiği iddia edildi.
Liverpool’un Uruguaylı oyuncusu Luis Suarez, ırkçılık yaptığı gerekçesiyle aldığı 8 maçlık ceza nedeniyle özür diledi. Suarez geçtiğimiz Aralık ayında Manchester United ile oynadıkları maçta siyahi futbolcu Evra’ya ırkçı ifadeler kullandığı için 8 maç oynamama cezasına çarptırılmıştı.
İngiltere, çok çeşitli kimlik kategorilerinin kapsamlı ve yaptırımı güçlü yasalar ile nefret söylemi, nefret suçları ve ayrımcılığa karşı korunduğu bir ülke.
Futbolda ırkçılığa karşı diğer bir örnek de İsrail’den geldi. Beitar Jerusalem’in 2 puanı, taraftarının ırkçı tezahürat yaptığı gerekçesiyle silindi. İsrail Futbol Federasyonu’nun açıklamasında, Beitar yönetiminin, taraftarın tezahüratını engellemek için çaba sarfetmediği de ifade edildi.
http://www.guardian.co.uk/football/2012/jan/06/oldham-tom-adeyemi-liverpool
http://www.cnnturk.com/2012/spor/futbol/01/05/irkci.tezahurata.puan.silme.cezasi/643507.0/index.html
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1226249
http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2011/12/111221_suarez_racism.shtml

Bülent Ersoy, Vatan Gazetesi’nde yayımlanan, Deniz Gezmiş ile tanışıklığından bahsettiği söyleşisi ardından, Gezmiş’in bazı yakınlarından yoğun tepki aldı. Olası tanışıklığı kesin biçimde reddedenlerden Gezmiş’in yakın arkadaşı Bozkurt Nuhoğlu, Ersoy öznelinden tüm trans bireyleri aşağılayarak hedef gösteren beyanlarda bulundu. Nuhoğlu medyaya, “Deniz karakteri düşük insanlarla hiçbir surette ve hiçbir mekanda beraber olmamıştır. Deniz bu tür insanların gittiği yerlere asla gitmez, bu insanlardan nefret ederdi” ve “Bu kadın kılığındaki erkeğe ya da erkek kılığındaki kadına lanet olsun. Deniz’in arkadaşları onu cezalandırır.” şeklinde konuşmuştu.
Nuhoğlu’nun pek çok basın organında yer alan ve nefret söylemi içeren sözlerinin ardından, Pembe Hayat Derneği bir açıklama yaparak trans bireyleri hedef gösteren Nuhoğlu hakkında suç duyurusunda bulundu. Yaşananlar üzerine Pembe Hayat’a bir mektup gönderen Nuhoğlu, başta Bülent Ersoy olmak üzere bütün trans bireylerden özür dilediğini ifade etti.
Mevzuatında nefret suçu tanımı olmayan, anayasa dahil yasalarında cinsiyet kimliği kategorisini tanımayan Türkiye, sınırlı veri toplanmasına rağmen Avrupa Konseyi üyesi ülkeler arasında en fazla trans kadın cinayetinin görüldüğü ülke. Gerekli medeni, ekonomik, sosyal düzenlemelerin ve kültürel dönüşümlerin ivedilikle gerçekleştirilmesi gerekiyor. Durum böyleyken ve nefret söylemi ile suçu arasındaki yakın ilişkisellik apaçıkken, trans bireyleri konu edinen ifadeler hakkında oldukça hassas davranmak gerekiyor.
http://pembehayat.org/nuhoglu-bulent-ersoy-ve-trans-bireylerden-ozur-diledi/
http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=10283
http://haber.gazetevatan.com/deniz-gezmisin-ardindan-cok-agladim/421602/8/Haber
http://www.sabah.com.tr/kultur_sanat/muzik/2012/01/04/deniz-gezmis-ersoy-dinler-miydi

Merzifon Kredi Yurtlar Kurumu’nda özel güvenlik görevlisi olarak çalışan Semra Yıldırım, Alevi olduğu için işten atıldığını iddia ediyor. Semra Yıldırım, daha önce Cumhuriyet Gazetesi’nin 27 Aralık 2011 tarihli haberine yansıyan sözlerinde, çalıştığı kurumda mezhebi nedeniyle baskı ve dışlamaya tabi tutulduğunu açıklamıştı. Kurum Müdürü’nün kendisini işten çıkarmak için girişimde bulunduğunu savunan Yıldırım, güvenlik şirketi istediği için çalışmaya devam ettiğini, ancak yurt müdürü Emine Çağlar’ın kendisine baskı yaptığını öne sürmüştü.
Ayrımcılık pek çok açıdan hukuki ispatı zor olabilen bir insan hakkı ihlali. Bu zorluğu aşmak için, pek çok ülkede, ispat yükü yer değiştiriyor ve ayrımcılığa uğradığını iddia eden kişiler değil, olası failler savlarını kanıtlamak durumunda kalıyor.
Geçtiğimiz Eylül ayında İnegöl Özel Kültür Dershanesi’nde ayrımcı muameleye maruz kalarak işinden atıldığını söyleyen Alevi öğretmen Taylan Çakır’ın yargı başvurusu olumsuz sonuçlanmıştı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın dershane yöneticileri hakkındaki kınama cezası teklifine ve tanık ifadelerine rağmen İnegöl Cumhuriyet Savcısı, delil ve emare yetersizliğinden kovuşturmaya gerek olmadığına karar vermişti.
http://haber.gazetevatan.com/aleviyim-diye-isten-atildim/422290/1/Gundem
http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=303394

Yargıtay, Meclis İnsan Hakları Komisyonu Eski Başkanı Zafer Üskül’ün, Kaos GL Derneği’nin düzenlediği Homofobi Karşıtı Buluşma’ya katılması haberi nedeniyle Vakit (Yeni Akit) gazetesini ve aynı gazetedeki konuyla ilgili yazısı nedeniyle Serdar Arseven’i tazminata mahkûm etti.
Kaos GL Derneği, Vakit ve Arseven aleyhine dava açmıştı. Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi “Üskül’ün tercihi sapıklardan yana” başlıklı haberi, Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi de Arseven’in yazısını ‘eleştiri sınırları içinde’ görmüş; açılan davaları reddetmişti. Kararların temyize gitmesi üzere Yargıtay iki mahkemenin de verdiği kararı bozdu. Yargıtay kararında, eleştiri sınırının aşıldığı, kişilik haklarının ihlal edildiği vurgulanırken; Kaos GL “farklı cinsel tercihi olanların haklarını savunan dernek”, Üskül’ü de “taleplere ilgi gösteren Komisyon Başkanı ve milletvekili ” şeklinde tanımlandı. Bu yorumun, benzer davalar için emsal oluşturması bekleniyor.
http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=10321
http://bianet.org/bianet/toplumsal-cinsiyet/135312-yeni-akit-kaos-glye-tazminat-odeyecek

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Yüksek Komiseri Thomas Hammerberg, Ekim ayındaki ziyaretinden sonra, Konsey’in kurucu üyelerinden Türkiye’yle ilgili rapor yayımladı. Hammerberg, Türkiye’nin önemli reformlar gerçekleştirdi; ancak yargıç ve savcıların bireysel hak ve özgürlükleri değil, devleti koruyan tutumları, insan hakkı ihlallerinde başat bir etmen olmaya devam etmektedir, dedi.Hammerberg, haksız ve uzun tutukluluk sürelerine, adalete erişim ve adil yargılanma hakkı ihlallerine, Hrant Dink davasına, LGBT bireylere yönelik ayrımcı yargı kararlarına, , etkin soruşturma hakkı ihlallerine dikkat çekti.
Konsey’deki görevinden önce Olof Palme Merkezi, Uluslararası Af Örgütü gibi kuruluşlarda çalışan Hammerberg’in 2011 yılında yayımladığı “Avrupa’da İnsan Hakları” adlı kitabı Türkçe’ye çevrilerek kitapçılardaki yerini aldı.
Raporun Türkçe’sine erişmek için lütfen tıklayınız.
http://www.coe.int/t/commissioner/News/2012/120110ReportTurk_en.asp